Salı , Eylül 22 2020
fatr
Ana Sayfa / ْTÜMÜ / Araştırma ve Makaleler / Türk töresine dayanan güç

Türk töresine dayanan güç

Türk töresine dayanan güç

 İSA DOĞANLI

“Memalik-i mahrusa-i kaçar” veya Kaçar’ın korunmuş toprakları, birinci Dünya Savaşı’na kadar, resmi belgelerde, şimdiki “İran” adlı topraklara verilen addır.

Bazı kaynaklara göre İran sözcüğü ilk olarak 1914 civarında bir ülkeyi temsil etmek üzere, resmi olarak belgelere geçmiştir. Bu sözcüğün kökeni ise tam olarak belli değil ancak onu Türkçe olan ve ‘genişlik, ara ve mesafe’ anlamına gelen ‘Ir’ köküne bağlayanlar var. Bu bakımdan doğru telaffuzu ‘Iran veya Yıran’ olmalı.

Tacik kaynaklarına göre ‘Iran’ sözcüğü küçük bir bölge adı olarak, Horasan, İsfahan, Sistan ve Kirman gibi bölgelerin yanı sıra kayıt olmuştur ve bu da o zamanki İran’ın jeopolitik değerinin Kirman ve ya Sistan gibi bölgelerle bir seviyede olmasının kanıtıdır.

“Memalik” ve “mahrusa” ikisi de Arap kökenli sözcükler olarak “Memleketler” ve “Korunmuş” anlamına gelir. Bu terim Ortadoğu’daki bazı başka devletlerde de kullanılırmış.

‘Memleket’ sözcüğü siyasi edebiyatta daha çok bağımsızlık yükünü taşıyan ve bazı önemli şartları barındıran jeopolitik bölgeler anlamında kullanılırmış. Değişik bir açıdan eski ‘memleket’i şimdiki ‘ülke’ ile bir farz edebiliriz.

Bu açıdan Kaçar imparatorunun otoritesini birçok memleketin üzerinde görmüş oluruz.

Büyük Kaçar İmparatorluğu’nun korunması altında olan en önemli memleketlerden birisi de, “Vilayet-i Kaşkayı” Yahut Kaşkayı Valiliği olarak, resmi belgelerde kayda geçmiştir.

Bu da, Kaçar Devleti’nin Kaşkayı Türkeri’ne özel bir jeopolitik pay tanımış olması ve tabiri caiz ise, “Merkezi devlet” tarafından, Kaşkayı’ların siyasi denklemlerde önemli rol üstlenebileceklerini kabullenmek anlamına gelir.

Peki, kocaman bir imparatorluğun en stratejik topraklarından birine, yani Kenger Körfezi yahut Basra Körfezi’ne dayanan topraklara hüküm sürebilmek için, Kaşkayı’ların ne özelliklere sahip olmaları gerekliymiş?

Bu sorunun cevabını bulabilmemiz için, Kaşkayı toplumunun sosyal alt yapısından kaynaklanan özelliklerine daha ince bakmamız gerekmektedir.

İran’ın değişik bölgelerinde ve özellikle Kaşkayı Türkleri’nin çoğunlukta olduğu illerde yapılan saha araştırmalarına dayalı, Elimizde olan birçok belgeye göre, Türklerin varlığı Ortadoğu’da ve özellikle şimdiki İran adlı topraklarda, binler yıl önceye dayanmaktadır ve bu gerçekler uydurulmuş birçok iddiaların tam tersine, Türkülerin bu toprakların sonradan gelen misafirleri değil, belki ev sahibi olduklarını vurguyla kanıtlamaktadır.

Bu açıdan kısaca Kaşkayı’ları, Ortadoğu’nun topraklarında binler yıl geçmişe sahip olan Türkler ile son 1000 yılda genellikle Orta Asya’dan bu topraklara göçen Türk boylarının buluşması sonucu şimdiki İran’ın orta ve güney bölgelerinde oluşan konfederatif bir Türk topluluğu olarak tanımlayabiliriz.

Yani bu toplumu daha iyi tanımamız için ona çekirdeği çok eski bir tarihe dayanan yerli Öztürklerden oluşmuş bir konfederasyon gibi yaklaşmamızda fayda var.

Birkaç El’in birleşmesinden ortaya çıkan Kaşkayı konfederasyonunun genel ve klasik toplumsal yapısı böyleymiş:

Kişi → Aile → Oba → Bölük → Oymak → Boy →El → Birleşik Eller(Konfederasyon).

Bu arada ‘El’ sözcüğünün ‘Əl: kolun, bilekten parmak uçlarına değin olan bölümü’ ile farklı bir anlam taşıdığını bilmekte fayda var.

Ancak birkaç asır önce, Şaylı hanları, bu konfederasyonun başına geçtiklerinde, bütün devletlerin yaptığı gibi, giderek Yönetim Kurulu’nu ortadan kaldırıp bütün İlleri bir yönetim altına alıp Kaşkayı Birleşik Ellerini veya Çağdaş tabirde Kaşkayı konfederasyonunu, tek bir yönetim altına aldılar.

Bu değişimlerden sonra İran’ın orta ve Güney kısımlarında yaşayan birçok Türk toplulukları ve elleri(illeri) Kaşkayı adına tanınmışlar.

(Şaylı hanlarının Kaşkayı Türklerinin başına geçmesini ve bu sürecin nasıl Türklüğün Çağdaş tarihine etki bıraktığını, başka bir yazıda konuşacağız.)

Bu toplumun eski Türk törelerine dayalı inançları ve çok özel sosyal yapısı her daim yatık (kentlerde yaşayan) Türk devletlerinin gözünde bir tehdit veya fırsat olarak değerlendirilmiştir.

Sürekli tehdit veya fırsat niteliğinde olan bu ilişkiden Doğan siyasi tavırlar Kaşkayı Türklerinin toplumsal yapısını birçok alanda derinden etkilemiştir.

Kaşkayı elinde siyasi Yapı

Yörük Türklerin törelerine dayanan sosyal yapı, Kaşkayı Toplumunun siyasi yapısının temeli olarak değerlendirilebilir.

Belirgin veya bazen de belirsiz nedenlere göre, zaman içinde ortaya çıkan toplumsal katmanlar, siyasi yapılaşmanın yol haritasını da çizmiştir.

Her kişinin toplumun hangi katına ait olduğuna göre, belli bir güce sahip olmak üzere belli bir sorumluluğu da vardır.

Ancak Kaşkayı yapısında söz konusu olan toplumsal katmanları sadece klasik yatay sosyal katmanlar değil, belki onu yatay ve dikey katmanlardan oluşan bir Ağa benzete biliriz.

Bu özel yapıdan dolayı, üstten aşağı yürütülen buyuruk(Hüküm) veya aşağıdan üste sunulan öneri, sadece iki boyutta değil belki üç boyutta dalgalanıp uygulanabiliyor.

Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için bir havuzun tam ortasına düşen taşın etkisinden oluşan yüzeysel su dalgalarını iki boyutta genişlenmiş bir toplumun merkezinden(İlhan veya yönetim kurulu) etrafa uygulanan hüküm gibi düşünebiliriz.

Söz konusu olan havuzda, dalgaların merkezden nasıl etrafa hareket ettiği birçok koşuldan etkileniyor. Dalgaların hareketine havuzun değişik noktalarındaki derinlik, havuzun şekli, değişik kısımlarda olan sıvı yoğunluğu, suyun içinde olan cisimler ve birçok başka olası etkenlerin direk veya dolaylı, etkisi bulunmaktadır.

2 boyutlu bir toplumda biz sadece suyun yüzeyini gördüğümüz için dalgaların neden düzenli bir biçimde seyrede bilmediğini pek araştıramıyoruz. Başka taraftan merkezi yönetimden uygulanan hükümlerin toplumun değişik kitlelerinden nasıl bir geri bildirim veya tepki alabileceğini de ön göremiyoruz.

Ancak üç boyutta gelişen Bir toplum kendi sosyal yapısının bağdaşık(homojen) olduğunu Garanti etmese de, örnek getirdiğimiz havuzun içindeki dalgaların nerede nasıl davrandıklarını öngörebilmek üzere belirtiyor.

Bu durumda ilk dalgayı oluşturan etken, havuzun dışından değil, içinden sayılır. Bireyleri küplerden oluşmuş üç boyutlu bir ağ gibi davranan bu toplumsal yapıda, her birey birbirilerine amut durumda olan en az 2 değişik katmanın üyesidir. Aslında böyle bir toplumda herhangi bir dalganın(emirin) hareket etmesini, kristal içinde yayılan titreşim dalgasına benzete biliyoruz.

Değişik mesleki özelliklere göre belirtilmiş olan kitleler Kaşkayı sosyal yapısında, birbirleriyle paralel durumda olan toplumsal katmanlar olarak değerlendirilebilir. Öte yandan boy, soy, töre ve genellikle siyasi kapasitelere dayanarak, belirlenen katmanları da birbirleriyle paralel ancak mesleki katmanlara dikey bir durumda olarak düşünebiliriz.

Daha önce ondan bahsettiğimiz genel toplumsal yapıya üç boyutlu baktığımızda, Kaşkayı Elindeki toplumsal katmanları daha iyi görebiliriz.

Her kişi ailenin bir parçası olarak Ata ve Ana tarafından eğitilip yönlendiriliyor. Her ailenin başında Obanın en bilgin ve saygın kişisi bulunuyor. Genellikle bir obayı yöneten kişi yaşlı bir erkek olmak üzere Ağsaqqal(Aksakal) olarak biliniyor. Bazen de bu görevi Alabirçək adlandırılan bir yaşlı kadın üstleniyor.

Çok sayıda obadan oluşan Bölükbaşı ise Kəndxuda (kethüda)dır. Ve böylece çok sayıda Bölükten oluşan Oymağın başında Han ve en başta olan kişi ise bütün ili yönelten ilhandır.

Bu katmanı, Yöneticiler katmanı adlandıra biliriz. En üst yetkili tarafından uygulanan yöntemler, hiç bir bilgi kirliliğine maruz kalmadan, en aşağıdaki yetkiliye iletilir. Bu bakımdan yöneticilerin katmanı bağdaşık bir katman gibi davranıyor.

Bu gibi başka katmanları da ayırt edebiliriz. Örneğin sanatçılar, hayvancılar (çobanlar, dargalar, …), tacirler, demirciler, otacılar ve… .

Muhtemelen düşündüğünüz gibi, Kaşkayı toplumunun sosyal yapısında hiçbir yerde kayda geçmemiş ancak halkın arasında yazılmamış bir sözleşme sonucu kabullenilmiş ve şimdiki sendikalara benzer bir sürü toplumsal yapılanma varmış.

Söz konusu olan sendikaya benzer yapılar birbirleriyle neredeyse hiç kesişmeden düzenli bir biçimde çalışıyor Kaşkayı toplumun ihtiyaçlarını gideriyorlarmış. Onları birbirleriyle ilgilendiren ve aralarında gereken düzeni sağlayan ise tabii ki bu paralel katmanlarla kesişen yöneticilik katmanı gibi yapılırmış.

Kaşkayıların törelere bağlı oldukları ve her daim Türklüğü yaşamın ön planında tuttuklarından doğan ve genel olarak yöneticilik katmanıyla kesişmeyen, özellikle de yöresel siyasi yöntemlerle paralel bir biçimde hayatını devam ettiren başka bir etkin katmanı da düşünebiliriz. Bu eski yapının adını “Türklük inancı Katmanı” koyabiliriz.

Genellikle Tengricilik inancıyla Kaplanmış, Doğacılık yaşam tarzından zenginleşmiş ve Şamanizm töreleri ile donatılmış, Kaşkayıların Yaşam felsefesini şekillendiren bir yapı.

Dolayısıyla biz Kaşkayı toplumunun yapısını oldukça eski ancak günümüzdeki modern sosyal özellikleri de benimseyip içinde barındırabilen bir yapı olarak değerlendirebiliriz.

Çağdaş devlet_ millet tarifine göre, bir toplumun belli bir yönetim altında, belli bir ideolojiye dayanarak, kısmen belli bir inanca inanıp kurumsallaşma sürecini sağlam bir biçimde kat etmesi gerekiyor. Bu sistemin doğru bir şekilde çalışabilmesi için, önceden belirlenmiş birçok tarifler ve teorilerin doğup toplumun bilinçaltında olgunlaşması gerekiyor.

Mesela Dine dayalı bir millet kurulacaksa, önceden dine dayalı bir sürü değerleri ortaya çıkarıp giderek toplumun alt bilincine yerleştirmemiz lazım. Bazı tarifleri değişip, bazı kuralları hafifletip veya sıkılaştırmamız lazım. Yani genel olarak toplumun önceden var olduğu ayarlarıyla azdan çoktan oynamamız gerekiyor.

Bu konu başka herhangi bir ideolojiye dayalı modern devletin kuruluşunda da geçerlidir.

Modern bir devletin kurulmasında harcanan bütün bu çaba, toplumun yeniden yapılanması gerekçesinden doğuyor ancak kendi bünyesinde modern bir siyasi yönetimi taşıyabilen ve onunla uyum sağlayabilen bir toplumumuz var ise, sorunun yarısını çözmüşüz demektir.

Kaşkayı Birleşik Elleri de kendi yapısında böyle bir özelliği taşımaktadır. Bu açıdan belki gelecekteki olası federatif yönetimde şimdiki İran’da yaşayan bütün etniklere göre daha hızlı ve daha olumlu bir davranışla, yeni bir değişime hazır bulunabilir.

Ancak bu asla Kaşkayının siyasi açıdan iyi bir durumda olduğu anlamına gelmiyor. Belli şu ki, her ne kadar bu toplumsal altyapı hala ayakta duruyor olsa da, en az yüz yıla yakın bir karanlık dönemi arkada bırakmış ve yıpratıcı sürtüşmelerden dolayı oldukça sarsılmıştır.

Söz konusu olan bu yapı, en iyi ihtimalle yirmi yıl daha asimilasyonun uyuşturan gücüne karşı dayanabilecektir ve bunun nedeni de Kaşkayının asıl köklerine bağlı olan yaşlı insanların gelecek yirmi yıl esnasında aramızdan ayrılacaklarıdır.

İran’ın orta ve güney bölgelerinde yaşayan yedi milyona aşkın Türk, tarih boyu bu coğrafyada oldukça önemli ve etkin roller oynamışlar. İster Qızılbaş, ister Xalac ve ya Kaşkayı adı altında, onların damgasını tarihin birçok yerinde izleyip bulabiliriz.

Bu yüzden en son kayıt olan Vilayet- i Qaşqayı’ ya bakmayarak, tarih boyu bu topraklar Türk egemenliğinin altında bulunmuştur. Ancak şimdi İran’ın güney bölgelerinde kendi altyapısını koruyup ayakta tutabilen tek Türk topluluğu, Kaşkayı Birleşik Elleri olarak bilinmektedir ve büyük Kaçar imparatorluğunun onlara bağımsız bir devlet gibi yaklaşımı da tam bu yüzdenmiş.

 

 

 

Paylaşınız

Dikatınızı çekebilir

Qaşqayı elində toy törəni (Kaşkay şivesinde) Bu yazı “Ozan” dərgisining birinci sayısında yayınlanmışdır.    

4 yorum

  1. Hello. And Bye.
    google404
    hjgklsjdfhgkjhdfkjghsdkjfgdh

  2. track any cell phone location free online

    https://id800800.com/#

  3. free reverse phone lookup canada ontario

    https://usanotecaller.com/#

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cresta Help Chat
gönder