Cumartesi , Ekim 24 2020
fatr
Ana Sayfa / ْTÜMÜ / Araştırma ve Makaleler / Tebriz’den Kaşkay’a Uzanan El, Traktör

Tebriz’den Kaşkay’a Uzanan El, Traktör

Tebriz’den Kaşkay’a Uzanan El, Traktör

 

İnsanlar ister yerleşik hayatta ister konargöçer ve benzeri hayatta kendine birer lider, Grup, toplum ve benzerini seçerek “devlet”, “millet”, “etnik” ve “ulus” gibi kavramların ortaya çıkarması ile birlikte aslında çok da yabancı olmadığı, sadece modernleştirmesi zaman alan, “politikayı” da ortaya çıkarmış. Şöyle ki insanlar dil, din ve ırk olarak ayrılıp birbirlerine karşı politika yapmamışlar. Ancak insanların bu ayrımlar çerçevesinde yaşamları uzadıkça politika, ayakta kalabilmek adına vazgeçilmez ve hatta tek olgu olarak karşımıza çıkmıştır.  Ve işte bu politikalar adına insan hayatında dünyalarca haklı haksız kanlı savaşlar ortaya çıkmıştır. Kuşkusuz, insanoğlu hayatının her noktasında politika yapmak zorunluluğu içerisindedir. Politika modern dünya da olmazsa olmaz bir kavram halına gelmiştir.

Dünya genelinde kendi kararlarını kendisi verebilen ve kendi alanına hükmeden futbol adlı oyun da belki insanların politika yapma fikirlerinin neticesindedir. Ortada kurulan FIFA, AFC, UFA gibi kurumlarda futbolun ne kadar önemli ve hayati olduğunu göstermektedir. Bu kurumlar ne kadar güçlü olursa olsun, futbol ne kadar kendi başına karar vermeye çalışırsa çalışsın ve futbolun gücü ne kadar fazla kitleye ulaşırsa ulaşsın, bu durum, politikanın futbol üzerinden ellerini çekmesine bir vesile olmamıştır. Ve siyaset daima bu oyunun etrafını da ayrıca sarmıştır.

Futbol, dünyadaki en yaygın spor olarak kabul edilir. Çekici spor futbol, öngörülemeyen bir sonuçla heyecan vericidir. Futbol, insan duygularını altüst edebilir, üzüntüyü mutluluğa, mutluluğu üzüntüye dönüştürebilir. Futbol izleyicilere gözyaşı verip bilinçsiz hareketlere neden olan bir spordur. Futbol, günümüz dünyasının büyük stadyumları, televizyon kanallarını, gazeteleri ve dergileri, evleri, meydanları ve konuları işgal edebilen gerçeklerin biridir.

Ayrıca Futbol Kendine göre bir politikası var. Taraftarları, haklı-haksız hakem kararları ve hileleri var. Ülke ve dünya politikası ile ilişkisi de çok.  Küreselleşme ruhu ile bütünleşmesi müzik, sinema, gibi güçlü.

Bu nedenlerden dolay fiziksel, sosyal, ekonomik vb. birçok farklı boyutu bulunan Futbolun siyasetle ilişkisi hiçbir zaman kesilmemiştir. Futbolun bugün elinde bulundurduğu ekonomik güç de şüphesiz dünyanın en başta gelenleri arasında. Bu yazının esası gene yılara boyunca gündemden düşmeyen bir futbol- politika ilişkisi ve onun etkisi Kaşkay Türklerinde olacaktır.

İran’da olan baskıcı Fars rejimi ile Fars olmayan milletler meselesi, zaman boyunca farklı sektör ve şekillerde sürdürülmüştür. Yaklaşık on dört yıldır Tebriz Traktör Kulübü Türkler ’in sesi olmuştur ve gerçekten de Traktörü “Futbol, sâdece futbol değildir. “in İran’daki karşılığı olarak kabul etmek en doğrusudur. Çünkü Traktör sadece Tebrizlilerin değil, bölgede yaşayan milyonlarca Türk’ün sesi olmuş durumdadır.

Tebriz Traktör Kulübü, 1970 yılında mühendis Rastegar ve Hüseyin Ardebili gibi hevesli ve sportif yöneticiler tarafından temel tesislerle kurulan İran’ın en prestijli kulüplerinden biridir. 1970 yılında kurulan bu futbol kulübü her şeyden önce taraftarlarının futbola olan derin ilgisiyle ön plana çıkmıştır. 50 yıllık bir tarihi olan bu takım, gücünü oradaki Türk nüfusundan alıyor.

Güney Azerbaycan bölgesi, İran’ın politik anlamda en göze çarpan bölgedir. O coğrafyada yaşayan Türkler üzerinde İran’ın son iki devleti gerek Pehlevi gerekse İran İslam Cumhuriyeti tarafından büyük baskılar olmuş, İran İslam Cumhuriyeti tarafından kurulan baskı günümüze kadar devam edip günden güne daha da sertleşmesi görünmektedir. İran Türkleri başta Azerbaycan Türkleri olmak üzere; dillerini konuşmakta, anadillerinde eğitim almakta kısıtlıyor. Bu politik baskılar altında zaman zaman Türk halkının tek çıkış noktası olarak göründüğü Traktör, bir umut olarak her karşılaşmada yeşeriyor.

Azerbaycan Türklerinin sembolü olan Tebriz Traktör Kulübü kendi aralarında “Tiraxtör” telaffuz ediyorlar ve ulusal ve popüler kulüplerini gece gündüz ve her yerde- İran’da ve yurtdışında tanıtıyorlar. Bu telaffuz farklılığı da aslında bir etnik ve dil farkını gösterme amacıyla yapılıyor.

Aslında Traktör takımının artık İran’daki milyonlarca Türkünün ulusal ve siyasi sembolü haline geldiği hiçbir şekilde yadsınamaz. Yıllar geçtikçe, stadyumlarda, Tahran dâhil İran’ın çeşitli şehirlerinde diğer kulüplerle sayısız yarışmalarda takımın binlerce taraftarının varlığına tanık olduk.

Barcelona kulübü bilindiği üzere Katalonya bölgesinin milli duygularının vücut bulduğu bir olgu olarak kabul ediliyor. Traktör takımının da Güney Azerbaycan ve İran Türkleri için aynı anlama geldiği kuşkusuz bir gerçektir.

Net bilinen ve görünen şu ki Traktör kulübü sadece Azerbaycan’ın en popüler takımı değil, aynı zamanda Kaşkay, Türkmen ve Halaç gibi Türkler arasında da oldukça popülerdir. Traktör taraftarlarının büyük bir kismi diğer takımlar taraftarları ile olan farkı, takımın popülaritesi kazanma veya kaybetmeye bağlı olmayan, bir kimlik haline gelmesi ve bir türlü Azerbaycan ve Türklüğün ruhu haline gelmesidir.

Takımın eleştirmenleri de boş durmayıp onu bir Türk ırkçılık dalgası yaratmakla suçluyorlar. Birçok Fars ırkçıları ise ellerinde var olduğu egemenliği kayıp etmeme amacıyla bu takımın İran hâkimiyeti tarafından etniklerin birliğini bozma hedefi ile kurulduğunu sunuyor.

Bu meseleleri değerlendirmek için her şey den önce Türkler arasında milliyetçi duyguların, milli isyanların ve tepkilerin nasıl ve neden uyandırılıp ortaya çıktığını incelemek ve daha sonra Traktör takımının bu dalgayı yaratmada etkisi ve önemini ve sonunda İran devrim muhafızlarının bu takım üzerindeki yürüttüğü siyaseti incelemek gerekir.

İnsanoğluna yapılan aşağılıktan ve hakaretten ortaya çıkan aşağılık duygusu zaman boyunca sadece bir duygu değil karmaşık ve çözümsüz bir düğüm halına geliyor. İnsan sürekli bu aşağılık karmaşığı karşısında bir savunma mekanizması üretir. Bunu yaşamayan insan yok, insan küçük yaşlarda anne ve babasından aldığı cezalarda bundan bir örnektir, yanı verilen cezayı bir hakaret sayarsak çocuk o hakaretin karşısında bir savunma mekanizması üretir ve kendine bir karakter kazandırır. Belki de bu hakaretlerin dengeli bir şekilde yapılması psikolojik açıdan insan hayatının bir gereğidir. Ancak bu hakaret ne kadar derinleşip ağırlaşırsa söz ettiğimiz savunma mekanizması daha konsantre veya tehlikeli olarak kullanılabilir, bunlarda bu duruma gelen insanın başkalarına ve etrafındaki kişilere aşırı hâkim olmaya çalışmasına neden olur ve bir türlü anomali olarak kendini, topluluğunu ve çevresindeki insanları incitir. İşte İran Türklerinin durumu! Son bir yüzyılda İran’daki Türklerin etnik aşağılanması ve inkar edilmesi, onlarda bu karmaşık sorunu ortaya çıkarmıştır.

Türkler, kendilerini “ötekinin” (İran veya Fars milliyetçiliği) ideolojisine göre tasvir etmek zorundalar. Aslında Türkler kendilerini Fars milliyetçiliğinin gözü ile Farsçayı konuşamayan, aksanı saçma ve davranışları saçma olan odak nokta görüyorlar. Her gün Fars milliyetçiliğinin tanımladığı standart insan pozisyona ulaşmak için ve alay konusu olmamak için çaba serf ediyor. Her gün kendini Fars gözünden görmek zorunda kaldığı için zamanla Fars’ın ondan istediği karaktere girer. Bazen kendisini Farslardan daha çok ve aşırı inkâr eder ve bazen bu durumda bir Farstan daha da Fars olur! Kendi etniğinden olan insanları hakaret edip küçük düşürerek, kendisini ondan uzaklaştırmaya ve Fars standardına yaklaştırmaya çalışır.

Bunlarda onu zihinsel saplantı haline getirir ve bazen ona agresif bir savunma ruhu veya yapay kimlik verir. Her şeyi abartıp aşırılık yapar. İster seçtiği din olsun ister beğendiği bir kitap olsun. Sürekli kendini kanıtlamaya çalışır.

İran Türkleri özelikle Kaşkay Türklerinin edebiyatında yüzde yüz Türklerin yurdu olan coğrafyalar önemi ve yeri dikkat çekicidir. Kaşkay Türklerini örnek verelim, neden Kaşkay’lar yüzyıllarca yurt kurdukları [belki de farslardan önce] Zagros dağlarından ve civarından memnun değiller? Ve onların edebiyatlarında Tebriz neden Şiraz’dan – Erzurum neden Kazerun’dan ve Araz neden Kara Ağaçtan daha çok yer almaktadır? İşte sebebi burada aramakla pek yanılmamışız! Çünkü bir ötekinin baskısı altında yaşamak onun için hiç kolay değildir. Çünkü orada onu ötekileştiren biri var.  Çünkü onu saymayan biri var.

Bu konuyu Türk ve Fars edebiyatının öncülerinden olan Üstat Şehriyar şiirlerinde de görmek mümkündür. Şehriyar Azerbaycan’ın en popüler şairlerinden biridir, anadilinde kaleme aldığı Heyderbabaya Selam şiiri ile Azerbaycan’da ve dünya Türklerinde büyük bir üne kavuşmuştur.

Ancak Heyderbabaya Selam’ın tüm içeriği, şairin Tahran’daki onu aşağılayan bir Fars ile yaşama kızgınlığıdır ki orda yaşamak istemiyor ve sürekli Farsı olmayan ve tamamıyla kendi etniğinden olan Heyderbaba köyünü hayal edip selamlıyor.

Haydar Babaya Selam’ın bugün Azerbaycan’da ve Kaşkayda en çok beğenilenlerden olması, Farslar tarafından yapılan ırkçılık ve Türkleri aşağılamaktan kaynaklanıyor.  Haydar Babaya Selam da yer alan nesne İran’da Farslarla yaşayan Türk insanının kendisidir. O kadar aşağılanmaktan ve alay konusu olmaktan rahatsız olan Heyderbaba köyüne giden nesne kendisidir. Öylesine kendisine o şiirin kahramanı biliyor ve o hayal da çok az bile olsa bu kadar acıdan kurtulmak istiyor.

 

Türk insanı her zaman kişiliğinde kurumsallaşmış olan bu aşağılanma için bir çıkış yolu arar. Kendini aşağılanmış biri olarak hissetmesine rağmen onda birikilmiş öfkeyi boşaltmak için bir kanal arar. Aşağılama ve inkâr sürecinde Birçok kişi aşağılanma ve inkârı kabul eder. Ve hata Fars ırkçısından daha çok Fars olur. Günümüzde birçok Türk kökenli Fars Faşisti görmekteyiz. Ancak çok gruplar da bu zulmün karşısına direnmeyi seçerler. Traktör takımının tam girdiği nokta burası, bu grup siyasi bir sorun yaşamadan Fars ırkçılığının karşısına durmak istiyor. Ona yapılan Hakaret ve baskıyı futbola maçıyla telafi etmek istiyor. Maçta kazanmak onlar için aşağılıklardan kurtulmak anlamına gelir. Tabii ki, bunun karşısında yer alan Fars milletçiliği olacaktır. Çünkü farslarda bir nevi bir aşağılık hissi kendileri ile taşıyorlar. Ve oda tarihi bir başarısızlıktan kaynaklanan aşağılıktır. Futbola sızan sadece Türk milliyetçiliği değil, Fars milliyetçiliği de İran tarihinde aşağılayıcı buldukları Türk hükümdarlarının galibiyetlerinden kaynaklanır. Ve Fars hâkimiyeti Türklerin futbolda engellemelerinin sebebi onları sürekli hakaret edilmiş bir millet halında tutmaktır. Tam İspanya’da olduğu gibi General Franko’nun İspanya hükümdarlığı sırasında Real Madrid, İspanyol milliyetçiliğini, Barcelona ise Katalan milliyetçiliğini temsil ettiği gibi. İki takım arasındaki maçlar, General Franko’nun güvenlik güçleri tarafından Real Madrid lehine ve Barselona’nın zararına oluyordu. 1942-1943 sezonunun İspanya kupası yarı final karşılaşmasını hatırlatalım. İlk maçı Barcelona ev sahipliği yaptığında 3-0 kazanmış Real Madrid evinde ise 11-1 ile galip gelmiş. Evet, yanlış okumadınız. Real Madrid Barcelona ‘ya tam 11 gol atmış. Elklasikönün şu ana kadar ki en farklı biten maçıymış bu. İlk maçı Barcelona’nın 3-0 kazanmasından sonra General Franko’nun Barcelona takımına karşı “sizi bu seferlik affediyorum ancak ikinci maçta bu kadar hoşgörülü olmam” demesi nedeniyle bu skorla bitmiş olan maçtır. Yani bu skor canlarını korumak adına futbol oynamayan Barcelona futbolcuları sayesinde 11-1 bitmiştir. Traktör Kulübü’nün dünya kamuoyunda duyulmasının sağlayan asıl olay 15 Mayıs 2015 yılında yaşanmıştı. Traktör, kendisi ile aynı puana sahip olan lig ikincisi Neft ile şampiyonluk mücadelesi için karşı karşıya gelir. Aynı anda lig üçüncüsü Sepahan’ın lider ile arasında 2 puanlık fark bulunmaktadır. Maçın 77. dakikasına kadar her şey normaldir. Traktör kulübü 3-1’lik skor ile rakibi Neft’i yenmiştir. Ancak bu dakikadan sonra Tebriz’de bir daha asla unutulmayacak olaylar yaşanır. Skandallar art arda patlar. Maçın bu dakikasında sahaya gelen İranlı yetkililer, Sepahan maçının beraber bittiği anonsunu yaptırır ve Traktör kulübünün şampiyonluğunun garantilendiğini ilan eder. Bu arada stadın dünya ile iletişimi sinyal bozucular aracılığı ile kesilir. Hakemin skandal bir kararı ile Traktör kulübüne kırmızı kart verilir. Bu süreçten sonra Neft’in ve hakemin yoğun baskısına karşı koyamayan Traktör, 2 gol yer. Maç 3-3’lük beraberliğe gelir. Bundan sonra teknik direktör takımın atağa çıkmamasını söyler. Maç bu şekilde sonlanır. Verilen yanlış karar sonucu Traktör kulübü seyircileri sahaya girer ve şampiyonluk kutlamaları başlar. Ancak bir süre sonra yapılan ikinci anonsta Sepahan maçının beraber bitmediği, takımın karşılaşmayı kazandığı ve lig şampiyonu olduğu anons edilir.

Traktör takımı taraftarları kendileri ile dalga geçilmesine çok sinirlenmiştir. Protestolar başlar ve sahaya giren polisler, taraftarlara sert müdahalelerde bulunur. Burada çok fazlasıyla dikkate alınması gereken mesele bir maçta yaşanan haksızlık veya bir şampiyonluğu kayıp etme haksızlığı değil asıl mesele Traktörün varlığı bile, Traktörün ruhu ile birleşmiş Türklerin aşağılanmasıdır. Yani Traktör Türkler için bir mücadele yolu olacağına bir engel olması burada dikkat çekicidir. Bu mesele birçok nedene göre Azerbaycan Türklerini Kaşkay da olan Traktörçü gruptan daha çok etkileyecektir. Çünkü Azerbaycan hem nüfus açısından hem de siyasi güç açısından hem stratejik bir coğrafya olduğundan dolay durumu Kaşkaylarla daha farklıdır. Azerbaycan Kaşkaylardan farklı olarak milli bir cepheye sahiptir, İslam Cumhuriyeti rejimi Azerbaycan’ın Milli hareketini bastırmak, yönlendirmek veya değiştirmek için her fırsatı değerlendiriyor. Genel olarak Traktör ve futbol da hükümet için bir büyük fırsattır.

 

Traktör sorunuyla ilgili olarak, hükümetin istediği ideal durum genel şekilde şunlardır:

    • Azerbaycan’da milliyetçilik futbol desteği seviyesine düşsün ve milli hareket sadece bir futbol taraftarlığı ile bitsin
    • Futbol ve taraftarlık atmosferinde siyasi -ekonomik ve sosyal sorunları örtmek ve toplumun hoşnutsuzluğunu azaltmak.
    • Hareketin siyasallaşmasını önlemek ve milli hareketin kendini dünya sahnesinde ifade edememesini sağlamak.

Günümüzde artık ister Traktörçü olsun ister Milli hareketten siyasi biri olsun, bu hak hareketi durdurmak için sürekli bölücülük ile suçluyorlar. Ama durum Kaşkay Türklerine gelince bu kavram değişiyor. İran’ın merkezi konumunda yer alan Kaşkay Türküne bölücü demek bir boş ve gereksiz abartıdır. Böyle bir konu ve mesele yoktur demek en doğrusu, ne yazık ki bu konuyu bile ele alıp onlarca makale çıkaranlar olmuş! Bu durum tam Kaşkay Türklerinin kullandığı bir deyimle örtüşüyor; bunlar hiç ağacının gölgesidirler. Yani olmayan ve olamayan bir mesele neden tartışılıyor oda gene bir konu başlığı olup ayrıca incelene bilir. Ama konuyla ilgili çıkan makale ve yazılarda içeriğinin ne kadar kalitesiz ve sadece bir kurgu ve hükümeti destekleyecek bir oyun olduğu net şekilde ortadadır. Örneğin 5 Eylül 2018 de Kanun gazetesinde Kambiz Necefi yazarlığı ile yazılan bir yazı Kaşkayları Fars milliyetçiliğinin öncüleri olarak görüyor ve onları Azerbaycan Türklerinin Karşısına koyuyor. Ayrıca Kaşkayda Türkçü ve Türk milliyetçisinin olmadığına vurgu yapıyor ve konuyu daha çok onun üzerine tamamlıyor, eğer öyle bir kitle yoksa neden resmî gazetenin birkaç sayfasını alıyor sorusu da gene ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gereken sorulardandır. Elinizde olan yazının ideası kanun gazetesinin aksına bu grubun Kaşkay toplumunda ve siyasetinde günümüzde en etkin grup olduğunu savunmakta. Bu ortada Azerbaycan Türkleri değil, Kaşkay Türklerinde olan Traktörçü gruplar her şeyden daha dikkat çekicidir.

Kaşkay da olan Traktörçü grubu ve onun etkisini Kaşkay mücadelesinde incelemek için önce İran’da Türklerin Asimilasyona Karşı gösterdikleri Tepkileri ve onlar da olan değişimlere genel bir şekilde dikkat etmekte fayda var.

    • 1917 senesinde Kuzey Azerbaycan’da başlayan millî Türk istiklâl hareketi, Güney Azerbaycan’a da sirayet eder. Bu hareketin başında Şeyh Muhammed Hiyabanî vardır. 7 Nisan 1920 günü Demokrat Parti “Azadistan” devletini ilân eder. Hiyabanî’nin liderliğindeki Millî Demokratik Azerbaycan Hükümeti, çok önemli çalışmalar yapmaya başlar. Şeyh Muhammed Hiyabanî bu mücadele sonunda şehit olur ve Azerbaycan halkı arasında korku yaratmak için cenazesi Tebriz sokaklarında gezdirilir. Ayrıca Şeyh Muhammed Hıyabanının hareketi üzerindeki baskı sırasında binlerce Azerbaycan halkı katledildi ve şehir meydanlarında idam edildi. Burada bizim için önemli görünen şu ki Kaşkaylar kozu bu devirde rol oynaya bileceği yerde hiçbir yeri yoktur! Bu döneme ait olan Kaşkayların güneyde ki davasında Reis Ali Delvari adına değiştirmelerinin bir sebebi de Kaşkay ve Azerbaycan’ın ibret alacakları Tarih izini silmektir, yoksa merkezi hükümet için o kahramanlıkların kimin önderliği ile yapıldığının o kadar de önemi yoktur.
    • Seyit Cafer Pişeverî ve Güney Azerbaycan milli hükümetinin kuruluşu, 1924’ten sonra Fars ırkçılığının Pehlevî hâkimiyeti ile başlanmasıyla, bölgede Türkçe konuşmak ve yazmak yasaklanmış ve ciddi manada Farslaştırma sürecine girilmiştir.15 yıldan fazla devam eden bu süreç, 1945 yılında Tebriz’de başta Seyit Cafer Pişeverî olmak üzere, Azerbaycan politikacıları ve aydınlarının kurmuş olduğu “Azerbaycan Millî Hükümeti” ile geçici olarak son bulmuştur. Fakat 1946 yılında Azerbaycan Millî Hükümeti’nin yıkılması ve Azerbaycan’ın tekrar Pehlevî hâkimiyetine geçmesiyle ikinci Farslaştırma süreci başlamıştır. Böylece Azerbaycan’da Pehlevi hükümeti binlerce Tebriz ve Azerbaycan’ın diğer bölgelerinin gencini katletti. Bazı tarihi kayıtlarda otuz bin üzeri Türk öldürülerek büyük bir soykırım yaşandığı biliniyor. Burada gene büyük eksik Kaşkay – Azerbaycan ilişkisidir. Gerçi bu ilişkinin kurulacağından korkanlar da var ama bu ilişkinin kurulamasına emin olmaktan ziyada onları birbirlerinden uzaklaştırabilmekten de eminler. Konuyla ilgili Kaşkay Türklerinin kendi aralarında çok konuşulan ve onlar hakkında olan tarihi bir tartışma dikkat çekicidir. Tartışma Rusya’nın İran Büyükelçisi Sad Çikov ve İran Şah’ı arasında gerçekleşiyor ve Şah, Sad Çikovun “Seyit Cafer Pişeverî işini bitirmeden önce neden bu Kaşkayları parçalamıyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt veriyor: Çünkü Kaşkay İran’ın merkezinde ve kaçış yolu yok, ancak Seyit Cafer’in Batı’da birçok destekçisi var.
    • Kaşkay ve Pehlevi sorunu, Kaşkayların Pehlevi Hâkimiyeti Karşıtındaki Direniş gene İran Türkleri tarafından özelikle Azerbaycan tarafından destek alamamıştır
    • İran İslam devrimi, bu devrimde çok sayıda siyasi kuruluş etnikliği esas alarak örgütlenmiştir, bunların en önemlisi gene Kaşkay ve Azerbaycan’dır. Azerbaycan’da devrimin asıl liderlerinden olan Ayetullah Şeriatmedari ve Kaşkaylarda sürgünden dönmüş olan Hanlar. Bunların etkisi ne kadar önemli olup günümüze kadar sürdürülse de bu iki Türk kitlesinin birbirinden uzak tutulması ve birbirlerini bulmaması üzücüdür.
    • Bebek kalesi, 2000 de olan olay gene Azerbaycan’dan çıkmıyor ve Kaşkay bu durumu habersizce geçiriyor!
    • 2006 Karikatür krizi, 12 Mayıs 2006tarihinde ‘İran’ adlı İran’ın bütün şehirlerinde yayınlanan bir devlet gazetesinin çocuklara ve gençlere yönelik hazırlanan Cuma ekinde, İran’daki Türkleri öfkelendiren ve ayaklanmalarına yol açan bir karikatür yayınlandı. Karikatürde Türkler için ‘hamamböceği’ iması yapılıyordu. Ve burada gene çok fazlasıyla dikkat çeken mesele Kaşkay Türklerinin şivesinin hedef alınmasıdır. Şöyle ki Kaşkay şivesinde olan nazal n ya Genizcil n bu hakaretin senaryosunu içermektedir, Ancak Kaşkay Türkleri bu krizi de habersiz geçiriyorlar ve kriz sadece Azerbaycan bölgesinde yaşanıyor! Kuma kadar uzanan bu tepki, Kaşkaylara ne yazık ki gelmiyor ve Kaşkayların davasını Azerbaycan Türkleri üstleniyor. En az eli şehidi olan bu tepkide gene Kaşkay – Azerbaycan birliğinin eksikliği ağır bir derecede his olunmaktadır.
    • Traktör Futbol takımı. Artık buradan sonra Kaşkay – Azerbaycan ilişkisi farklı boyut alıyor ve bu ilişki kendi tarihinde en sıkı duruma geliyor.

Traktör Futbol takımı, 1970 yılında kurulan bu futbol takımı 2009 – 2010 sezonunda İran birinci Futbol ligine girmeyi başarmış, Traktör Futbol takımının Azerbaycanlı hayranları hızlıca kendileri için büyük bir ad kazandırarak İran futbol taraftarlığına başka bir boyut vermişler. İran futbolunda en çılgın sayılan taraftarlar sadece Azerbaycan ve Tebriz şehrinde kalmamış ve başkent Tahran da dâhil ülkenin Türk kökenli insanlarının yaşadığı her şehirde takımın milyonlarca taraftarı olmuş. Futbol stadyumunda taraftar sayısının rekorunu kıran Traktör Kaşkay Türklerinde de rekor kırmıştır. Ve Kendilerini Traktörün Kaşkay taraftarı olarak tanıtan grup Kaşkay içinde futbol konusunda ortaya çıkan ilk gruptur, Traktörün Kaşkay taraftarı 2013 de Kaşkayların Şiraz İl liginde kendi adlarına kurdukları takımla daha da büyüyor. Kaşkay takımı Şiraz Ligi’ni başlattıktan sonra Fars eyaleti ligine girdi ve daha sonra Farsta şampiyonlukla ülke ligine girmeyi kazandı ve 3. Lig’e yükseldi, 2015 de 3.ligin şampiyonu olup 2. Lig’e yükseldi. 2016 İran Kupası’nda Pesrpolis Takımını penaltı atışlarında elemesi Kaşkay ve Kaşkay futbol takımının tanınmasına sebep oldu.  Bu oyun fars eyaletinde taraftar açısından rekor kırdı, daha sonra 2. Lig’de stadyumlarda taraftar sayısı rekorunu da kendi adlarına kayıt ettiler, burada dikkat çeken şu ki Kaşkay ve Traktör takımı farklı ligde olduklarına rağmen birbirlerine çok benzer takımlar oldular, Kaşkay takımı da birçok Azerbaycanlı taraftarı da kazanarak 2. Lig’in en çok taraftara sahip olan takım oldu, Kaşkay takımı 2018 sezonunda Bergı Novin Şiraz futbol Kulübü hakkını satın alarak 1. Lig’e yükseldi.

Yukarıda belirlendiği gibi Traktör Futbol takımı Azerbaycan’da Hükümet için nasıl bir fırsat ola biliyorsa Azerbaycan milli aktiviteleri içinde geçerlidir ancak Traktörün Kaşkayda ki etkisi daha da farklıdır. Traktör Futbol takımı aslında Azerbaycan’dan Kaşkay Türklerine uzanmış bir yardım elidir. İran’da Türklerin asimilasyona Karşı tepkileri yukarda numaralandırdığımız yedi örnekler bitmeyip Traktör futbol takımı sonrası da bir sürü daha farklı tepkiler olmuştur. Fakat bu tepkilerde artık Azerbaycan ve Kaşkay ilişkisi ve bağlantısı eskisi gibi eksik değildir belki artık ön planda ve çokta güçlüdür. Biz bunun en büyük sebeplerinden birini Traktör görüyoruz.

Kaşkay takımın tanınmasına sebep olan Kaşkay – perspolis maçı da aslında bu tepkilerin biridir. 30 Eylül 2016 tam Hüsrev Kaşkaynın idam yıldönümü Şiraz Hafızıyeh Stadyumu’nda, 120 dakika sonunda bir bire kalan maçı penaltı atışlarında 10 binlerce taraftarın önünde Kaşkay kazanıyor. Bu oyunda Hafızıyeh Stadyumu’nu yüzde yüz dolduran Kaşkay taraftarlarının ellerindeki pankartlar her kesi şaşırtıyor. Pankartların içeriği ve stadyumda atılan sloganlar 2006 Karikatür krizinden sonra Azerbaycan’da ortaya çıkan sloganlar artı Kaşkayların kendilerinin yaratıcılıkları ve onlara özgü sloganlardır: ‘haray haray mən türkəm’- ‘Türkün dili ölməz, Fars dilinə Dönməz’- ‘bu yol gidər təbrizə’ – ‘ya azatlık ya ölüm’ – ‘Qaşqay , Türkmən , Təbriz – birliktə güçlüyük biz ’ – ‘Tiraxtör qaşqayı – gayrəti dünya payı’

Bu pankartların önemi İran Hafte Sobh gazetesini bir hıyanet ve hırsızlığa zorluyor. Hafte Sobh fotoşop programında, “Türkəm” kelimesi kaldırıp “Kaşkaylar” kelimesiyle değiştirerek yayın yaptı.

 Birkaç daha tepki örneği:

    • İran Radyo Televizyon Kurumuna bağlı TV2 Kanalı, 6 Kasım 2015 Cuma günü, “Fitile” adıyla yayımlanan çocuk programında, Azerbaycan Türkçesiyle konuşan bir baba-oğul, otelin pis kokmasından şikâyetçi olur. Resepsiyon görevlisi, çocuğun ağzının koktuğunu söyler ve çocuk da dişlerini tuvalet fırçasıyla fırçaladığını söyleyerek onu haklı çıkarır. Böylece İran’daki Azerbaycan Türkleri, diş fırçası ile tuvalet fırçası arasındaki farkı bilmeyecek kadar cahil olarak gösterilmiştir. Ancak İran sinema ve programlarından çok iyi şekilde öğrendiğimiz şu ki bu program sadece bir yüzeysel hakaret değildir ve senaryo temelinde yatan siyasi bir fikir de vardır. Bu çocuk programının senaryosunda İran’ı temsil eden bir otel hayatı canlandırıyor, otelin sahibi yanı İran’ın Sahibi her şeyi çok zekice beceren bir farstır. Azerbaycanlı baba-oğul bu otelin sadece misafiridir. Bu misafirlerin genç olanının ağızının pis kokması, İran’da Türk gençliğinin dil hakkı istemelerinin pis bir koku çıkarması imgesini canlandırmaktır. Oğulun tamamıyla Kırmızı geyimi de gençlerin bölücü olduğunu vurgulamakta, babanın otelde kalmaya Israr etmesi ise yaşlıların nezdinde Farsa ait olan İran’ın değerli ve Türklüğün değersiz olduğunu göstermekte. Neyse burada gösterilen tepki de 2006 aksine Kaşkayları çok aktif şekilde görüyoruz, İsfahan şehrinde yer alan Allah Verdi Han köprüsünde onlarca kişi, Şiraz Radyo Televizyon Kurumu önünde yüzlerce kişi, Kazerun Şehrinde yüzlerce kişi, Şehrıza şehrinde de Azerbaycan eyaletleri ile birlikte bu durumu protesto ediyorlar. Ve hata birkaç kişini 1400 kilometre mesafeyi(Şiraz – Tebriz) sadece bu protestolara katılmak için gittikleri biliniyor.
    • Yerel yayın yapan Terh-i Nev gazetesinin 20 Temmuz 2016’daki sayısında Farsın ünlü şair Firdevs’inin “Şehname” adlı edebi eserinden alıntılar yapılarak Türklere hakaret içerikli yazı yayınlanması, ülkedeki Türklerin tepkisini çekti. Burada gene Kaşkay ve Azerbaycan Türklerinin uzaktan birbiri desteklemesi yayığın olarak görünmektedir. Söz konusu gazete Firdevs’inin eserinden bir hikâye yayınlayarak, “Ey tanınmaz ve aşağılık Türk, İranlı Pehlivanların kudretinden haberin var mı? Biz Turanlıları erkek gibi tanımıyoruz, onlar hepsi kadındırlar. Kötü ırklı, aşağılık Türk sen erkeklerle savaşmak için yaratılmamışsın, git kadınlar gibi eline pamuk ve şiş götür “ifadelerine yer verdi. Tahran dâhil bütün Azerbaycan Şehirlerinde Kaşkay Türkleri destekli bir tepki gösterildi.

İran’ın Fars Eyaleti valiliği önüne toplanarak çeşitli pankartlarla Güney Azerbaycan Türklerini desteklediklerini söylediler.

Traktör artık Kaşkayları da baskıcı politikalardan haberdar ederek İran Türklerini birliğe davet etmiş bir odak nokta halına gelmiştir ve hükümete karşı Türkler Traktör çevresinde toplanıyor.

Traktör maçlarını yakından izlemek isteyen Kaşkay Türkleri 1000 kilometreden fazla mesafeyi zor şartlarla gitmeyi göze alıyorlar. Ve Traktör Kaşkay Şehirlerine yakın şehirlerde olan maçlarda yalnız değildir. İsfahan, Huzistan ve benzeri şehirler stadyumlarında Traktör maçlarında toplanan taraftarların en az yarısını Kaşkay Traktörçülerden oluşmaktadır.

Traktör Kaşkay ve Azerbaycan birliğini kurabilen en hızlı yol olmuştur. Ve gerçekten Traktör Azerbaycan’dan Kaşkay Türklerine yardım ve kurtarma amacıyla uzanan eldir.  Fakat bu uzanan el yoluyla diğerleri tarafından hıyanet havale edile bilir. Gere Kaşkay, gerekse Azerbaycan Türklerini dikkat etmesi gereken temel noktalar vardır:

    • Milliyetçilikten bir takım taraftarı gelmek yerine, futbol taraftarlarını ve destekçilerini milliyetçilik-Türkçülük ve bu yöndeki mücadeleye yükseltmeliyiz.
    • Binlerce nüfusun toplandığı ortam milli düşünceleri yaratmak, yaşatmak ve yaymak için uygun bir yerdir.
    • Duygu ve düşünceler futbol da olan heyecanla tahliye edilmemeli, ancak o ortama gelen herkes milliyetçi duygularla eve geri dönmelidirler.
    • İlgilenen aktivistler Traktör takımı oyunları için milli sloganlar yaymalılar, “Yaşasın Azerbaycan” sloganının seviyesinde kalmak hükümet için hiçbir tehdit oluşturmaz ve mücadele verenlerin enerjisini boşa harcar.
    • Baskıda kalmış Türklük ve dilimizin önemi her alanda olacağı gibi futbol alanında da bu konuyu göz önünde bulundurmalıyız.
    • Traktör takımı, bir futbol takımı olarak buna ihtiyacı var demek yerine hareket ve mücadelenin neye ihtiyacı var diye soralım
    • Bugün Azerbaycan’ın en popüler takımı Traktördür ama onu “Türkün Ordusu ve Türkün onuru ” okumak kendimize hakarettir.
    • Traktörden önce biz de işgal edilmiş kimlik, dil, coğrafya sorunu var onlarca Traktörü feda etmek bile onun yolunda azdır. Çünkü Kimliği, dili ve coğrafyası olmayan bir milletin takıma ihtiyacı diye bir ihtiyaç yoktur.
    • Traktör Taraftarı olmak İran Türklüğünün sembolü ve başkenti olan Tebriz’den Türk milliyetçiliği için uzanan bir eldir. Ve Türk milliyetçiliğine denk değildir.

 

Paylaşınız

Dikatınızı çekebilir

Türk töresine dayanan güç

Türk töresine dayanan güç  İSA DOĞANLI “Memalik-i mahrusa-i kaçar” veya Kaçar’ın korunmuş toprakları, birinci Dünya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cresta Help Chat
gönder