Çarşamba , Kasım 25 2020
fatr
Ana Sayfa / ْTÜMÜ / Araştırma ve Makaleler / Kaşkayı Türklerinin Tanıtımı. 2

Kaşkayı Türklerinin Tanıtımı. 2

Kaşkayı Türklerinin Tanıtımı. 2

Mehdi Ostevar (İlteriş Altaylı)

 

Birinci sayımızda Kşakayılarla ile ilgili genel tanıtım yapmıştık, Azerbaycanlılardan sonra İran’daki en kalabalık Türk grubu ile ilgili bir önceki sayımızda kısa bir girişten sonra bu grubu Pehlevi hakimiyetine kadar genel bir şekilde tanıtmıştık. Bu sayıda ise Kaşkayıları birinci Pehlevi döneminde sunacağız. Yani Kaçarlar sonrası. Fakat bu konuya girmeden önce Kaşkayıların sosyal düzenini, içindeki boyları ve Kaşkayıların İlhanlık sistemini incelemek konu için iyi bir başlangıc olmaktan ziyade Kaşkayılar hakında çok muazzem bir bilgi verebilecektir.

Tarihi kroniklerde 14.yüzyıldan ve özelikle batılı elçilerin yazdığı sefaret nameh lerde Kaşkayıların siyasi rollarda sürkli olduklarını görmek mümkündür. Ancak Sefevi hakemiyetinde yanı 16.Yüz yılda Cani Aga Kaşkayınınailesi tarafından günümüzde İran adlanan coğrafiyanın Türklerini birleştirme amacıla yanı güney İranda yaşıyan Türk boylarının bir çatı altında toplanma amacı ve günümüzdeki Kaşkayı konfedrasıyonunun yapısının oluşturması amacı ile teşekkül edildiği de kaçınılmaz bir gerçektir.

Diğer yönden bu konfedrasıyon tüm güney Türklerini içerdiği halda iç bölünmelerde de büyük bir veri, bilgi ve özelik taşımaktadır. Kaşkayılar ilk başta yedi Tayfa ve her Tayfa da otuz ile kırk arası alt bölüme (Tire) ayrılmaktadır ve her biri çeşitli Türkçe adlar ile adlandırılmaktadır, her tire de birkaç bonku(oba) ve her oba da birkaç aile veya beyleye ayrılmaktadır. Böylece Kaşkayı adının İranın merkez ve güneyinde yaşamakta olan Türklerin kapsamlı bir modeli olduğunu söyleyebiliriz. Kaşkayıların saysı ile ilgili net bir sayı verememekle birlikte bunun da sebebi İran da yapılan nüfüs sayımlarında etnik gruplara dağılımının tam olarak açıklanmamsı veya etnik gruplara göre hiçbir sayım yapılmamasıdır. İranda etnik gruplarla ilgili hiçbir bilgi verilmediği için Kaşkayılar saysı hakkında da resmi bir bilgi bulmak zordur ancak Kaşkayı etniğinin alt yapısına (Tayfa, Tire, bonku, aile) ve yaşıdığı şehirlere bakıldığında Kaşkayıların sayısı üç miliyon ile dört miliyon arsaında bir nüfüse sahip olduğunu söylediğimiz mümkündür. Kaşkayı Türkleri şu an pek çok resmi ve geyrı resmi kaynaklarda “Kaşkayı ili” olrak geçiyor. Bunu bildirmekte fayda var ki burda ki “il” sözcüğü Türkiye de kullanılan “il” ile aynı anlamda değildir. Bu yüzden Kaşkayıların sosyal yapısaı nı anlatmak için Kaşkayı yapısının sözcüklerinin tanıntımında fayda vardır:

Sosyal Düzen Ad – açıklama Yönetici
İl Kaşkayı İlhan
Tayfa Eymir, Küçük Kaşküllü, büyük Kaşküllü, Dereşorlı, Amele, Şeşbeyli, Qaraçaylı(Yeni Tayfa) Han,
Tire  Avşar, Iğdır, Bayat, Beydili, Bolu, Hac develi vb.

* her Tayfa yaklaşık 40-50 Tiresi vardır

 

 Kelanter
Bonku * Her tire birkaç bonkuya ayrılır (10-100 arsaı) Kethüda
Oba / beyle * Her bonku birkaç obaya ayrılır(10-50) arası Aksakla
Aile * her tire bir takım aile içerir Aile
Tablo 1 : Kaşkayılarda Sosyal Düzen [8]

Tablo da görünen sosyal yapım gönümüzde yönetici açısından gerçek olmasa da bu yapı Kaşkayılarda sıkla kullanılan ve bilinen bir yapıdır, yanı günmüzde her aile hangi tayfa, tire, bonku ve aileden olduğunu açıkca biliyordur. Belki de bu yapı Kaşkayıları araştırmakta çok yardımcı olabilirdir.

İL: Tayfaların birleşmesinden meydana gelen ve sosyal yapı ve tabakalaşmanın üst düzeyinde yer alan il, zamnla merkezi hükümet baskılarına karşı savunma gücü geliştirmiş ve siyasi eskeri nitelikler taşımıştır. Kaşkayı ili tablo 1 da göründüğ gibi 6 tayfadan oluşmaktadır. İl Sözcüğü Kaşkayı Türklerinde ulus ve millet anlamını da taşımaktadır.

Tayfa: tirelerin birleşmesinden meydana gelen sosyal, siyasi bir birimdir. Tayfa çok sayıda tireleri bir araya getirme amacı ile kurulmuştur. Tayfanın oluşturulmasında ortak bir akrabalık koşulu gerlki değildir, ancak bazı tayfaları oluşturan tireler ortak akrabakiğa sahiplerdir.

Tire: bonkuların birleşmesi ile meydana gelen bir sosyal ve siyasi yapıdır, bu yapıda akrabalık esastır. Tireler genelikle kurucularının adları ile ya da kurulduğu bölge ile anılmaktadırlar. Günümüzde tum Kaşkayı tayfalarında 300’den fazla tire bulunmaktadır. Tablo 2 de 6 Tayfaya ait olan bazı tireler görünmektedir.

Aşağıdakı tablo da her tayfaya ait olan birtakım tireler görünmektedir:

Tayfa adı Yaylak Kışlak
1 Eymir(farsimadan) Doğu: yezd ili sınlrları

Batı: kohgiluye ve buyer ahmad bölgesi

 Kuzey: Semirum İsfahan

Güney: Dena dağı etrafı

Doğu: Cere baladeh Kazerun

Batı: Sermeşhed ve Kazerun şehiri

 Kuzey: Şiraz

Güney: buşehr

sınrları

Tireler Kırımşamlı, Kasımlı, Tavabe, Doğanlı, Zehrablı, Keranlı, Kelbili, Morul, Şeybanlı, Gürcayi, Arap, Buger, Behluli, Tevelleli, Zerger, Gerani, Aybatanlı, Yandıranlı, Evlad, Merdanli, Lek, Maçanlı, Şabankara, Dengizli, Murul, Muğanlı, Amele – Evlad, Merkezi Tire, Lor, Buger, Darğa, Bağmırlı
2 Büyük keşküllü Doğu: Şiraz Şehiri

Batı: Yasuj

 Kuzey: Safaşehr, Marvdaşt

Güney: Memeseni, Sepidan

Doğu: Kazerun / Gir ve karzin

Batı: Hozistan

 Kuzey: mamasani/Şiraz

Güney: buşehr

Tireler Arıhlı, Dinekanlı,  Govcar, Zengene, Venda, Ebiverdi, Arhılı,  Damatli, Gordanlı,  Mişan,  Mokimli,  genceli, karaçöllü, Cerkanlı, Ali Eskerli, Haşimli, Ayılı, Alipenahlı, Tevelleli,  Beydili, Lek Babahan,  Kuhvah, Ağaceri, Dizganlı, Yadıkörlü, Tevelleli, Dedekayılı, İnanlı, Teyibli, Adına ferhadlı, Şahmehmedi, Kasımlı, Bey, Karagözlü, Sürüglü, Çardaçerik, Çarbenoça, Safihanlı, Hasanağalı,  Ebiverdi, bulverdi, Venda,  Zendilek, Lek, Lekbahanlı, Gaştasb, Lekniyazi, Malahmedi, Çilinger, Dünyarostem,  Filivend, Oryad ve Bolu, Gordani,  Farhadlı, Karaçaylı, İmanlı, Fiyuc, Bolverdi, Ayıblı, Malahçadlı, Büger, Hasan ağalı, Kuruş, Ağaç Eri, Ala Koyunlu, Dizganlı, Bahramlı,  Hac Develi, Guri, Kuldur, Şeyh oruclu, odli, Salehun, Sülüklü, Erğanlı, Ceferbeyli, Ağa Kıhalı,
3 Küçük keşküllü Doğu: Şiraz Şehiri

Batı: Yasuj

 Kuzey: Safaşehr, Marvdaşt

Güney: Memeseni, Sepidan

Doğu: Kazerun / Gir ve karzin

Batı: Huzistan

 Kuzey: mamasani/Şiraz

Güney: buşehr

Tireler Filivend, Ohçılı, Lor, Kohvadeh, Bolu, Karagözlü, Alivend, Amele, Kerem’i, Kermanlı, Lek, Karaça sehmüddinli, pagir,
4 Dereşorlu Doğu: Şehreza/ isfahan

Batı: Huzistan/ Bahtiyarı bölgesi

 Kuzey: Burucin (Çarmahalı Bahtiyarı)

Güney: Eglid (Fars)

Doğu: Şirazın batısı

Batı: Huzistan

 Kuzey: Mamasanı/ Sepidan

Güney: Buşehr

Tireler Nerli (Araplı, Aşırlı, Alımardanlı), Kırıklı, Ceyranlı, Eyüblü, Hayratlı, Nadırlı, Ahenger, Telebazlı, Bolverdi, Karahanlı, Oruçlu, Hudaverili, Abd-süleymanlı, Sadıklı, Karakanlı, Şahin kıhalı, Nasır kıhalı, Kara keçili, Kerimli, Derzi, Amele Hüseynhanlı, Amele Nasrullah hanlı, Teyyibli, Ased Kıhalı, Gülablı, Lek, Kezenlı, Kürbekiş, Venda, Geyceli, Hacdeveli, Çarrıhlı, Kabızlı, Çok koyunlu, Karacullu, Ağ Tumanlı, Bagır Kıhalı, Nim Mertli,  Osmanlı, Bayat, Kabuzlu,   Rüstemli, Ebulkereli, Şagı,  Celallı, Ayıblı, Döndüllü,   Germiserli, Canbazlı, Kurt, Şebankare, Hayratlı, Kırmızı, Vezir Hanlı, Tahır Kıhalı, Hac Mehedli, İpekli, Bahram Kıhalı,  Kerimli, Göyceli, Nefer, Zeylablı, Çardeçerik, Rike,  sadat, Kasa Traş, Mehdi Kıhalı, Ebulkerli, Zerger, Kör Bekiş,  Bolverdi, imanlı,  Aslanlı, Gomulu, Mirzalı, Aşırlı,  Araplı, Ali Merdanli, Hanbazlı,  Kanbalı, Maksutlu, Himet Ali Kıha,  Amele Ayaz Kıha, Hudaverdili, Zengene, Ased Kıhalı, Nadırlı
5 Amele Doğu: Semirum / İsfahan

Batı: Bahtiyarı

 Kuzey: İsfahan

Güney: Dena dağı

Doğu: Hamse ili Batı: Ferraşbend

 Kuzey: Şiraz

Güney: Lar

Tireler Nemedi, Gelezen, Yeleme, Musullu, Çegini, Iğdır, Kohva, Küçük Keşküllü, Rehimli, Dedekeyi, Bolu, Kohelli, Sohrab hanlı,  Caferveyli, Behi, Büger,  Sihrabhanlı, Kolah Siyah,  Sarrui, Korekanlı, Korrani, Muhtarhanlı, Behmen Beyli, Eynaklı, Şahili, Tevelleli, Fili, Ardkepan, Kotelli, İnanlı, Kızıllı, Kadıllı, Burbur, Behi, Şebankare, Mehterhanlı, amir salar,  Demir Çomaklı, Sekiz, Bolverdi, Şollı, Teyyibli, Korhanlı, Teyyibli, Oğru, Uygur, Miçek, Sohlı, Nefer, Cavidan, Cavid,  Muhtar Hanlı,   Bayat, Mehterhanlı, Muhtarhanlı, Mehrekki, Gileki, İslamlı, Belullu, Oryad, Çubanlkara, Venda, kocabeyli, Aşıklar, Çar bonuça, Kadırlı, Kızıllı, Musullu, DedeKayı, Giyaklı, Ahurma, Gerrayi, Abdulrahmanlı, Amele Sohrabhanlı, Raşklı, Ağ Behi, Kara Behi, Mir ahur, Çardeçerik, Albe Keli, Aslanlı , islamlı, Yeleme, Mehrekki, Gilekli, Şahlı, Tatabeygli, Baharlı, Bayat Hudaverdili, Safıhanlı, sarrui, Cerkanlı, İnanlı, Muhammed Zamanlı, Kara koyunlu
6 Şeşbeyli Doğu: Yezd

Batı: Semirum

 Kuzey: Şehreza/ İsfahan

Güney: Eklid (Fars)

Doğu: Firuzabad

Batı: Kazerun

 Kuzey: ferraşbend

Güney: Basra körfezi

Tireler Şorbahorlu, Dokkuzlu, Alamdarlı, Kuhi, Köleli, Karayarlı, Heybetli, Caferli, Ahenger, Kurt, Alikeyarlı, Arapçırpanlı, Kacarlı, Behlullu, Amele, Dost Mehmetli, Arapşahlı, İslamlı, Rehimli, Geceli, Eli Kayalı,  Çarmahallı, Arap Şamlı,
7 Karaçay Doğu: Şiraz Şehiri

Batı: Yasuj

 Kuzey: Safaşehr, Marvdaşt

Güney: Memeseni, Sepidan

Doğu: Kazerun / Gir ve karzin

Batı: Hozistan

 Kuzey: mamasani/Şiraz

Güney: buşehr

Tireler Köleli, Kelepezli, Karimli, Kerem idali, Kürtlü, Geçler, Kurt, Karakırlı, Tus, Şirvanlı, Zerger, Reke, Delikanlı, Dede Kayı, Han Ahmetli, Çar Dönge, Çar bonuça, Çekgi, Ceyranli, Celli, piralı, Bahadınlı, Basırı, yarbazlı, Evladı Kasım, Evladı Sei, Han Evladı, Yahçl Ebdalli, Veledan, Merkezi Tire, Mal Ahmetli, Germisirli
Tablo 2 : Kaşkayı Tayfa ve Tireleri [9]

Bonku: aileler birliğinen oluşur. Siyasi bir yapı değildir. Daha çok sosyal ve akrabalık taşıyan bir birimdir. Bonku da tam akraba olmayan aile de bazen bulunıyordur. Bonkuların lideri aksakal dır. Aksakal göçebe yaşamda obanın göç zamanını belirleme, bonkunun iç hukuku ve yurt belirleme gibi görevleri vardır. Günümüzde şehirleşmeden dolayı bu görevler azalmış olsada düğün yapma, boknu davasını çözme gibi görevler hala aksakallar elinden gelmektedir.

Aile: adından da beli olduğu gibi en küçük sosyal birimdir. Birbine yakın dede, kardaş, ve kardaş çocuklarını bir araya getiren birimdir.

Çok nadır durumlarda göçeblik siteminde bu yapının dışında olan gruplarda olmuştur, örneğin: han ve ilhan hizmetinde olan gruplar.

Daha önce de konuşulduğu gibi Kaşakayıların yaşadıkları coğrafya Türk dünyasından bir az uzak olsa da hem Azerbaycan ve hem Türkiye’ye yakın bir Türkçe ile konuşmaktalar. Kaşkayı Türkçesi üzerine çalışılan araştırmacılar bu şiveyi oğuz ve Azerbaycan şivesinin bir kolu olarak açıklamışlardır.

Kaşkayı Türkçesi oğuz grubu içinde yer alan Azerbaycan Türkçesinin bir kolu sayılsa da dillerinde bazı farklılıklar görülmektedir. Bütün bunlara rağmen Kaşkayı Türkçesi Azerbaycan Türkçesinin bir ağzı olarak görünmektedir.

Kaşkayıların dili, Altay dilleri ailesinden, batı oğuz koluna aittir ve Azerbaycan ve Anadolu ile aynı kökten sayılır.

Kaşkayılar dili 7 gruptan (Kuzey batı ağızları, Aynalı ağızı, Sungur, Kaşkayı, Kum, Afşar ve Kuzey Irak) oluşan güney Azerbaycan şivelerinden bir olarak sayılmaktadır. Bu yüzden Kaşkayıların İçinde de Konuştukları Türkçede ağız farkı görünmektedir.

Önceki sayımızda da belirlendiği gibi Kaşkayıların yaşadıkları coğrafya, kendi yaşam tarzları, Sosyal yapıları, İran’ın güneyinde farklı bir dilsel ve kültürel kimlikleri, Azerbaycan Türklerinden (ve Atalarından) miras kalan müzik ve sanatları, hepsi bir arada bu insanlara İran ve dünyada benzersiz bir fırsat sağlamıştır.

Bu yüzden de İran’ın siyasi ve kültürel tarihinde göze çarpan bir yerleri olmuştur. Bu konuları genel bir şekilde Pehlevi dönemine kadar söz etmiştik. Hatırlamak için tekrar başlıca onları bir daha göz atalım:

  • Şah Abbas Safevi’ye destek olarak Kaşkayıların Basra Körfezi’ndeki Portekizlilere karşı savaşları.
  • Kaşkayıların, Sovlet-i Devle (Serdari Eşayir) liderliğindeki İngilizlerin İran güneyi işgaline karşı savaşları.
  • Kaşkayılar ve Kaçar ilişkisi
  • Kaşkayılar ve Zend ilişkisi
  • Kaşkayılar ve Afşarlar

 Bu sayıda Kaşkayıların genel durumunu birinci Pehlevi döneminde sunmayı planlıyoruz.

Overlin, Vedaglas gibi bazı akademisyenler, Sovlet-i Devle  Kaşkayı Taçlı ve tahtasız şah diye kaleme almışlardır. Sovlet-i Devle  liderliğinde Kaşkayılar eski Türk beyliği yöneticiliği terzinde İran’ın güney bölgesine yıllarca hüküm süren bir toplum olarak sayılmaktalar. Merkezi hükümetler ve etkili yabancı güçler de her zaman bu durumun farkında olmuşlar. En önemlisi, İngilizler, İran güneyindeki petrol kuyularının güvenliğini korumak için her zaman Kaşkayılarla anlaşmaya kalkmışlar ancak her seferinde hayal kırıklığına uğramışlar ve bu nedenle Sovlet-i Devle ile düşmanlık politikasını uygulamaya karar vermişlerdir. İngilizler Fars valisi Kavam-ül Mülk ile Sovlet-i Devle ilhanlıktan çıkarmayı planladılar ancak bu çabalarda hepsi başarısız oldu.

Rıza Şaha Ve Sovlet-i Devle   – Kaşkayılar ve birinci Pehlevi

Kaşkayılarla Rıza Pehlevinin ilk görüşleri hakkında Nasır Hanın anılarından bir parça önce sunmuştuk. Bu görüş hakkında Nasır Hanın kardeşi Melik Mensur Han, Melik Mensur Han anıları adlı kitapta Şöyle diyor:

Başbakan Rıza Han’ın Tahran’dan Şiraz’a geldiği ve Ahmet Şah’ı karşılamak için Buşehre gideceği ve babamın konuğu olmak istediği haberi bildirildi, Böylece babam ben ve Nasır Han’ı Deşti Erjen ve Abgineh köprüsü arasındaki dağdan geçen yola yüz atlıyla Rıza Han ekibini Karşılamaya gönderdi. Bir araba ve etrafında birkaç atlı gelmişlerdi, vardığımızda araba durdu. Rıza Han indi ve biz tanıştık, bu arada Nasır Han’a döndü ve “O atı istiyorum” dedi. Rıza Han’ın dikkatini çeken at, babamın birinci sınıf hizmetçilerinden biri olan Hüseyin Golü Han’ın atıydı. Nasır Han, Hüseyin Golü Bey’e atının Rıza Hana vermesini emir etti.

Daha sonra Melik Mensur Han anılarında bu görüşle ilgi, Tayfa hanları ve bezi büyüklerin Rıza Hana karamsarlıklarını söylüyor:

Üç kişi babamdan Rıza Han’ın tutukladığını ve hapsettiğini istediler. Rıza Han’ın davranışlılarından onu normal bir olmadığını söylüyorlardı. Bu üç kişi Mesih han Farsımdan, Abbas Ali -han Keşküllü ve Kutulu Tayfasının Hanı Hızır Han idi.

Babama Tüm göçebeleri yok edeceğini söylediler. Babam ise ‘Rıza han yalnızdır, tutuklanmasını da kolayca emredebilirim, ama o benim misafirim ve ben bu işi, yarın Kaşkayılar misafirlerini tutukladılar lafını duymamak için, yapmam. Hızır Han hapsedilmemesi gerektiği ve kuzeninin onu vuracağını ve babamın ayağını bu işe hiç açtırtmaması konusunda da baya ısrar etti. Ama babam teklifi kabul etmedi, yıllar sonra bu insanların tahminleri gerçekleşti.

 Melik Mensur Han anıları konuyla ilgili şöyle devam ediyor: Babam yarın Ahmet Şah ile tek başına konuşacağını söyledi, Nasır Hana sen Misafirleri ağırla ve bana da onunla Ahmet Şahın Yanına gide bileceğimi söyledi. Babam, Ahmet Şaha bir tepside Pound ve altın hediye etikten sonra, ben bu Rıza Şaha hiç güvenmiyorum, onu tehlikeli bir insan görüyorum, izin verin onu tutuklayayım dedi. Ahmet Şah kısa bir adım attı ve “Han ülkenin başbakanı olması gerekir, eğer ayrılırsa, bunun yerine gelen bundan daha iyi alacağı nasıl bilelim?” dedi. Sonra ülkenin başka konuları konuşuldu. Babamla, Ahmet Şahın konuşması çok semimi ve dostçaydı. Yıllar sonra Ahmet Şahın Rıza Şah tutuklanması hakkındaki sözlerine düşündüğümde, Rıza Şahın Ahmet Şah tarafından işe alınmadığını fark ettim. Aslında onun İngilizler tarafından işi getirildiğini söylemişti ve o yüzden diyordu ki eğer Rıza Hanı Tutuklarsanız belki daha kötüsü gelir.

Rıza han, Kasım 1925 de resmen saltanata geçmesini açıkladıktan sonra, Rıza Şah Pehlevi olarak, adlandırıldı. Rıza Şah aslında iki darbeyle mutlak bir diktatörlük kurdu ve basit ve fakir bir insandan bir ülkenin Şahı ve zamanının en büyük milyonerlerinden birine dönüştü.

 Böylece Kaçarlar devleti sona erdi. Kaçarlar hükümetinin sona ermesi ve Rıza Şah’ın saltanata geçmesi ile birlikte, Kaşkayılara siyasi ve ekonomik bir karışıklık dönemi getirdi.

 Dünya bilimsel ve ekonomik gücün zirvesine denk gelen dönemde bu coğrafya da “Pehlevi” devleti altında yeni bir hanedan başlattı. Tabi ki bu değişim yüzde yüz batılı güçler özelikle de Amerika ve İngilizler tarafından yapılan bir değişimiydi.

Memalik-i Mahursa-i Kaçar artık İran olarak ad değiştirdi. Yeni kurulan İran artık Memleketler Şeklinde değildi.  Kaçarların federalizm (United Kingdom, United States gibi) devletlerinin yerine artık bir diktatör Krallık hâkimiyeti oturdu.

Rıza Şah Almanlara müttefik olduğundan dolayı Sovlet-i Devleyi de kendisine yakın biri olarak görüyordu. Bu sebepten dolay Sovlet-i Devle ve oğlu Nasır hanı Tahran’a çağırıp meclise gönderdi ancak gerçekte etnik grupların ve bağımsız hükümetlerin gücüne dayanamadı. Çünkü Rıza Şah’ın modern hükümet dediği siyaset ve programlarıyla (tek hükümet- tek millet- tek dil- tek tip bir üniforma ve benzer) çelişkideydi. Bu nedenle Sovlet-i Devleyi parlamentodan çıkartıp hapse attı ve Nasır Han’ı evinde gözaltında tuttu.

Bu eylem Kaşkayılara çok ağır geldi ve Kaşkayıların pehleviye karşı ilk isyanına sebep oldu, Sovlet-i Devle kardeşi tarafından liderlik edilen bu isyan Rıza Şah ve merkezi Hükümeti Sovlet-i Devle ve oğlunun serbest bırakılmasına zorladı.

Sovlet-i Devle, Rıza Han’ın iktidara gelmesinin en ciddi muhaliflerinden biriydi. Rıza Han hem bakanlığı döneminde hem de İran Şahı olduğunda, Sovlet-i Devlenin tüm eylemlerini dikkate alıyordu. 1925’den sonra Rıza Han İsmail Han (Sovlet-i Devle) gücünü azaltma kararında daha da ciddi oldu. Tabii ki ilk başta direkt askeri güç politikası yerine temkinli davrandı ve Sovlet-i Devleyi Cehrum şehrinden milletvekili olarak meclise göndertti. Kaşkayı ve pehlevi Çatışması 1927 de en sert hale geldi ve bu çatışma Pehleviler döneminin sonuna kadar hiç bitmedi.

Sovlet-i Devle Tahran’da olduk süreçte eşi Hatice Bibi ve oğlu Nasır Han Kaşkayı Kaşkayıları Yöneltiyorlardı.

İran Şahının en önemli eylemlerinden biri, tüm İran’da göçebelerin ilerlemesini engellemek, silahsızlandırılması ve onları etkisiz hala getirmek idi. Çünkü göçebelerin varlığını kendisine bir tehlike olarak görüyordu. Özelliklede Siyasette büyük bir rol oynayan Kaşkayı Türklerini. Rıza Şah Propagandasıyla göçebelerin yaşam biçimleri utanç kaynağı haline getirildi. Onlar artık ülkede bir siyasi güç, bir silahlı küvet ve bir üretici olarak görünmüyorlardı belki bir utanç kaynağı olarak biliniyorlardı. Ama bu politika uzun sürmedi ve kimsenin ömründe değildi. Şah göçebelerin Silahlarını devlete teslim etme yasasını çıkardı, bu yasaya göre göçebeler silahlarını devlete teslim etmek zorundaydı. Ancak Kaşkayılar bu yasayı önemsemediler.

Kaşkayılar ama İlhanları liderliği ile silahlarını hükümet yetkililerine teslim etmediler ve bundan dolay Rıza Şah’ın askerleri ve Kaşkayı göçebeleri arasında dağınık çatışmalar yaşandı. Kaşkayılarla Pehlevi arasında Silahsızlandırma konusu hem birinci hem de ikinci pehlevi döneminde sıkça çatışma yaradan bir konu olmuştur.

 Rıza Şah dönemi başlar başlamaz hükümet yetkilileri, göçebelere çok kötü davrandı ve onlara mümkün olan en kötü şekilde hakaret etti.

1929’da Kır-Karzin şehrinde Pehlevi ordusunun başkomutanlarından bir olan Abbas Hanın Kaşkayı bayanlarına yaptığı hakaretten dolay, çatışma daha da gergin hala geldi. Kaşkayılarda bayan ve özelikle ana çok değer verilir. Ana sütü üstüne yemin edilir. Bunu bilen Abbas Han “Kaşkayı bayanlarının sütünden bana getirin, köpeklerim daha çabuk ve başarılı olsun diye onlara Kaşkayı bayanlarının sütünü içireceğim” der. Kır Karzin valisi bir hile ile “komutan hastalığından dolay bayan sütüne ihtiyacı var” diyerek, iki Kaşkayı bayanından süt alır ve Abbas Han da sütleri köpeklerinde döker. Bu olaya Kaşkayıların her yerine çok az süre de dağılır. Bu hakaretler ve Rıza Şah’ın Kaşkayıları silahsızlandırma ve kontrol etme çabalarının ardından Fars’ta bir “Kaşkayı askeri küvet” yeniden kurulur.

Bu olayın ardından ve Kaşkayıların genel isyanlarıyla birlikte, Kaşkayıların İstekleri Sovlet-i Devle ve oğlu Nasır Hanın özgür bırakılmasıydı. Ancak Rıza Şah bundan memnun değildi ve Kaşkayıların bu isteğini kabul etmedi ve bunun yerine Tahran’daki (Alborz College) Amerikan Okulu’nda öğrenci olan Melik Mensur Han Kaşkayı Sovlet-i Devlenin diğer oğlunu güneye gönderdi.

Ekim 1928 Kaşkayılarla, Pehleviler arasındaki çatışma oldukça vahim durumlara geldi, 27 Aralık 1928. Üniforma formaları yasası Ulusal Meclis tarafından kabul edildi. Bu yasaya göre, din adamları dışında İran’ın tüm vatandaşlarının tek şekilde giyinmesi gerekiyordu. Ve hiç millet kendi yerel geyimini kullanamazdı. Kaşkayıların hiçbir şekilde bu yasaya uyumayacağı daha önceden de ön görüle bilirdi. Mayıs 1929 bu çatışmaların en sert vazıyete geldi.

Fars’taki Hükümetin askeri yetkililerinin kaç yıllık mevcudiyetleri sırasında Kaşkayı Türklerinin Hayatlarına ve her türlü işlerine yoğun bir şekilde müdahale ettiler bu durumda sonunda Mayıs 1929 da Kaşkayılar Şiraz şehrini tamamen kontrol altına aldılar ve Şiraz’ın irtibatını tüm İran’la kestiler. Temmuz 1929 Rıza Şah tarafından Kaşkayılar için verilen genel af duyurusu ve Kaşkayıların rahat bırakılacağı hükmüyle, Kaşkayılar Şiraz şehrinin kontrolünü bıraktılar. Ama daha sonra Rıza Şah sözünü tutamadı ve askeri yetkililer, Kaşkayı Göçebelerinin göç yolu üzerinde üç hassas ve merkezi konuma yani Kamfiruz, Dezkurd ve Semirum Şehirlerine silahsızlandırma merkezleri kurdular ve yoğun bir şekilde Tanklar ve ağır silahlarla Kaşkayılar üzerine ateş açtılar. Kaşkayı ve Rıza Şah Hükümetinin

 

 

çatışması onun hükümetinin sonuna kadar sürdü.

Rıza Şah ikinci kez barış adıyla Sovlet-i Devleyi Tahran’a davet etti ve onun Siyasi özgürlüğünü iptal edip onu tekrar hapse attı.

Sovlet-i Devle ve oğlu Nasır Han, her ikisi de parlamentoya mensupken ve dokunulmazlık haklarına sahipken siyasi polis tarafından tutuklandı ve hapsedildi. Sovlet-i Devle, kötü koşullarda Kasır hapishanesinde yaklaşık altı ay geçirdi.

Sonunda 8 Ekim 1932’de hapishanede Şüpheli bir şekilde vefat etti (şehit oldu). Bazıları, Pehlevi kahvesi adı verilen zehir veya zehirli kahve enjekte edilerek zehirlendiğine inanıyorlar. Loisbek Sovlet-i Devle ölümü hakkında şöyle yazıyor:

 “İsmail Han’ın [Sovlet-i Devle] çocukları Britanya’nın Rıza Şah’ı bunu yapmaya zorladığını düşünüyorlar. Rıza Şahın Sovlet-i Devle eşine gönderdi “ben bunu yapmadım” mesajı daha da bu şüpheyi çoğaltıyor. İsmail Hanın sağlık durumu çok iyiydi ve ölümünden bir gün önce ölümünün doğal olmadığını kanıtlayabilecek uzun bir mektup yazmıştır”.

Sovlet-i Devle Kaşkayı Türklerinin tarihinde en güçlü ilhandır. Kaşkayı Türkleri bu İlahan Döneminde siyasi güçleri nerdeyse güneyin tamamını kapsıyordu. Sovlet-i Devlenin birinci dünya savaşı sırasında İngiliz kuvvetleri ile yüzleşmesi, onu uluslararası ünlü bir ilhan etmiş olmasına rağmen, onarılamaz darbeler de ona ve Kaşkayı Türklerine vuruldu. Rıza şahın merkezîleştirme ve diktatörlük politikası oldukça Sovlet-i Devle ve Kaşkayı Türklerini etkiledi.

Sovlet-i Devleden sonra Rıza Şahın Kaşkayılara Baskısı Hiç bitmedi.  Bu kez Türkçe konuşmayı da tamamen yasakladı, Türkçe isimli yerlerin adı değiştirildi. Kaşkayıların bir sürü Türkçe isimli yaylak ve kışlaklarının adı değiştirildi. Örneğin Süpürgen adını Esfercuna, Koç Köroğlu adını Gaçsarana, Ağ Mezarlık adını Güre Sepide ve benzeri.

Aşağıda koç Köroğlu Şehrinin adını değiştirme Kararnamesi örnek olarak getirilmiştir.

Belge çevirmişi:

Bakanlık tarafından yayınlanan1316/6/8-1 2540 numaralı Kararname’ye göre, İran Bilimler Akademisi’nin seksen birinci oturumunda, Yükseköğretim Bakanlığının önerisi üzerine Geç koroğolu [Qöç Köroğlu] adı yerine Geçsaran seçilmiş ve Elahezret Hümayuni Şahenşah [Rıza Pehlevi] onayından da geçmiştir.  Bu yüzden bugünden İtibaren Gaçsaran sözcüğü Geç karogolu [Qoç Köroğlu] yerine yazışma ve konuşmada kullanılmalı. Bu kararnamenin alınması hakkında İntebaat[1] kurumuna bilgi verin.

Eğitim ve Vakıflar Bakanı tarafından

İngiliz ve Sovyet hükümetlerinin rızasıyla iktidara gelen Rıza Şah ilk yıllarında iki hükümetle dostane ve güçlü ilişkileri vardı. Ancak Hitler ve Naziler Almanya’da iktidara geldikten sonra, yavaş yavaş bu iki hükümeti üzen eylemlerde bulundu. 8 Eylül 1941’de İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan toplantıda İran tartışıldı ve Şah’ın aşırılıklardan ve aşırılık yanlısı politikalardan sorumlu olduğu ve devrilmesi gerektiği kararı alındı. Ve onun yerine gelen en uygun şâhısı de oğlu Muhammed Rıza Şahı Gördüler. Çünkü onların belirlediği üç koşullu kabul eden tek kişiydi. 29 Eylül 1941 tarihli Dışişleri Bakanlığı belgelerinde aşağıdaki üç koşul belirtilmiştir:

  1. İran anayasasına saygı gösterilecek.
  2. Babasının aldığı mülkü iade edecek
  3. İngiliz hükümetinin gerekli gördüğü reformları yapmayı üstlenecek.

Tabii ki bu değişim ve ikinci dünya savaşı Kaşkayı Türklerinde oldukça etkilemiş oldu. Bu etkiler ve Kaşkayılar ikinci pehlevi dönemini bir sonraki sayımızda huzurlarınıza sunacağız.

Yazıdan da anlaşılacağı gibi Kaşkayıların tarihine, özelikle çağdaş tarihine baktığımızda en çok görünen şu ki Türk olmayan unsurlarla çevrili bir halde yaşayan Kaşkayı’ların varlığına radikal Tacik(Fars) milliyetçileri tahammül edememekte imiş.

Onların Türkleşmiş Tacik(Fars) olduklarını ileri sürmekte ve kültürüne değer veren her Kaşkayı insanını Pantürk adlandırılarak Türkiye, Azerbaycan ve hata CIA’yle iş birliği yapmakla suçlanmaktalar.  Söz edildiği gibi 1925’den beri İran Türklerinin asimile politikası devridir. Pehleviler döneminde İran’daki Türklere (Azerbaycan Türkleri, Kara papaklar, Kaşkayılar, Türkmenler, Hamseler, Şah sevenler, Halaçlar) zorla Tacikçe(Farsça) öğretilmek istenilmiştir. İran Türklerine uygulanan bu baskı Kaşkayı Türkleri için daha da acı olup kanlı olaylarla sonuçlanmıştır. Nite kin kara ve havadan bombalanarak tümden yok etme politikasına kadar uygulamalar gerçekleşmiştir. Arkasından zorla iskân politikası ve uygun olmayan topraklara yerleştirerek ölüm ve hastalıklara ve kıtlıklara terkedilmeleri nüfuslarını azaltmak için yapılan uygulamaların sadece birkaç örneğidir. Türkiye’de, birkaç kitap dışında, Kaşkayılarla ilgili ciddi bir çalışma yoktur, yayınlanan haberlerde ve yazılan makalelerde de bu Türk boyunun adının bile doğru dürüst yazılmadığı görülür. Ortalıkta dolaşan bilgilerin bir kısmı da İngiliz orjinlidir.

Bu yazıda Kaşkayıların genel durumunu pehlevi döneminde ve Kaşkayıda olan sosyal düzen ve tabakalaşmayı sunmuş olduk. Bu yazı ilerleyen sayılarımızda devam edecektir.

 

[1] Genelge ve kararnamehlerin doğru şekilde yayılmasını kontrol eden kurum

Paylaşınız

Dikatınızı çekebilir

Türk töresine dayanan güç

Türk töresine dayanan güç  İSA DOĞANLI “Memalik-i mahrusa-i kaçar” veya Kaçar’ın korunmuş toprakları, birinci Dünya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cresta Help Chat
gönder